Atatürk’ün en yakın koruması Ardahanlı Celal Tunus
Kimliksizler Kisiliksizler…
Ümit KILIÇ'ın bıraktığı boşluk...
Dernekciliğin Cılkını Cıkardık
 
ZİYARETÇİ DEFTERİ
Ziyaretci Yorumları
E-posta Adresi :
Şifre :
  
 Şifremi Unuttum 
Çanakkale Savaşından Ardahanlıların Alacağı Çok Ders Var!.
Ardahan İli tanıtım envanteri
Bir tür kişilik üzerine
Vatana dönüş yolunda Ahıskalıların mücadelesi
Açık Kapı Cami Günü
Başkan İstifa!
kahraman
Dernekler
Kapitalizm ve Yoksulluk
TÜRKİYE'DEN HABERLER
Ardahan'ın gerçekleri
Tuncer DAĞ
04.03.2007
Başkan İstifa

 

 

 

Başkan İstifa!

 

 

Bizim politikacıların ya da onlar kendilerini öyle görmedikleri için seçilebilmişlerin yine ya da es kaza seçilmişlerin rahatlığını anlamak pek de olanaksız değil. Çünkü yıllardır hep aynı kişileri seçtik ve aynı durumla karşılaştık malesef. Ve ders çıkarmadık.  Bir ilin öncelikle kent görünümüne kavuşması için çok iyi bir belediyeye sahip olması gerekir. Hani bir söz vardır ya "her şeyi devletten beklememek" diye. Aslında bu söz Ardahan için pek de kifayetsiz kalıyor. Kanımca biz devlettin bizden beklediğinin çeyreğini devletten beklesek bu durumda olmazdık. Bu durum? Evet acınacak bir durumdayız. Bitmişiz, dizimize kadar çamurlara batıyoruz, başkalarına karşı yerin dibine giriyoruz. Üstelik bunun nedeni hiç kimseden bir beklentimizin olmamasıdır. Adamları seçiyoruz. Adam yerine koyup mevki veriyoruz. Onlar ise kazandıkları mevkilerde kıç büyütüyorlar. Yeter artık! Bizler 2007 ylında şehir merkezindeki yollarda dizimize kadar çamura batıyoruz. Artık köy yolları bile alsfaltlıyken Ardahan'ın en merkezi mahallesinde (karagöl) yollarımız çamurlu; ne şimdiye kadar alsfaltlanmış ne de herhangi bir şekilde yola benzetilmiş. Şimdi böyle bir durumda 'sayın' başkan çıkıp da 'para yok, ödenek yok'  dese, sizce ne kadar inandırıcı olur. 'Geç bunları anam babam' dersiniz. Yani ben öyle diyorum. Tıpkı her gün o çamurlu yollarda geçtiğimizde başkanın gelmişine geçmişine rahmet okumadığımız gibi. Belki halkımız yine seçer bu adamı, daha önceki dönemi de aynı şekildeydi ve şimdi yine seçildi. Ama bir insan memleketine bu kadar mı düşman olur? Bir belediye başkanı bu kadar mı tembel olur? Ve yaşadığı ilin halini hiç mi göremez?

 

 

Sabahları donmuş çamurun üzerinde hiç de sorun değil; hatta diyebilirim ki keyiflidir. Ancak biraz güneş çıktı mı, hele saat dokuz ve onu buldu mu vıcık vıcık çamurlu yollarda yürümek tam bir işkence ve günün bundan sonraki zamanı günah saatleri. Evet günah saati çünkü o vıcık vıcık çamurlu yollarda yürüyüp de Ardahan belediye başkanına küfretmemek için peygamber olmak lazım. Belediye başkanımız daha geçenlerde kendini savunmaya dair bir yazıyı yerel medyada yayımlatmıştı. Açıkçası ben o yazıyı okumadım. Ancak birkaç satır aralılığını şöyle bir gözden geçirdim. Gördüğüm tahminlerimin dışında bir şey değildi. Tipik kendini savunma çırpınışları vardı. Hem  savunmalara bakmamamız gerekir. Ne diyecek yani paramız yok mu diyecek. Sakın böyle bir şey söyleme başkan! Özrün kabahatinden beter şeyler çıkar ortaya.

 

 

Bu durum Ardahan valisini bile çileden çıkardı. Geçenlerde Kuzeydoğu Anadolu gazetesinde ?Validen Belediyelere Ültimatom? manşeti vardı. Fakir Yılmaz kendi köşesinde, ?ben başkanın yerinde olsam utancımdan ölürdüm? diyor. Söylediklerinden de gayet haklı ama bence ölümün dışında başka çareler de var. Benim başkana önerim istifa etmesi; hem başkan kurtulsun hem de Ardahan halkı. Yoksa Ardahan?da yakında halkın öfkesi isyana kadar varabilecek düzeye ulaşabilir. Hani bahsettiğim çamurlu yollar Ardahan?ın sadece kenar mahallelerinde de değil; şehir merkezi büyük çukurlar, çamur ve çöplerle dolu. Sabah okula giderken sorun yok çünkü sabah saatlerinde dediğim gibi yerdeki çamur donmuş oluyor. Ancak öğle arasında eve gittiğimde hiç abartmıyorum paçalarım ve ayakkabılarım çamur içinde oluyor. Bizim ev hal caddesinde Ardahan?da yaşayanlar bilir bu cadde çarşıya çok yakın bir cadde. Ama ben çarşıdan eve ayak parmaklarıma basarak gidiyorum. Yollar adeta çamur deryasına dönüşmüş. Bu şimdiki vaziyet. Kışın Kars Köprüsü sırat köprüsü gibiydi. Üstü kalın bir çamur ve buz kütlesi, az ilerde patlamış su borusu bu buz tabakasını her gün biraz daha şişiriyordu. Bu buz tabakasının ortasında derin bir yarık, gelen giden arabalara inat bütün bir kış boyunca öylece durdu. O yoldan acaba başkanın arabası hiç mi geçmedi?

 

Acaba Türkiye?de başka kaç ilde toprak yollar var. Ardahan?ın en büyük mahallesi ve özellikle memur ve esnaf kesimin oturduğu Karagöl mahallesinde yolların büyük çoğunluğu henüz yapılmamış toprak yollar. Buna söylenecek tek bir söz var: rezalet. Başkan galiba evinden hiç dışarı çıkmıyor. Ardahan?ın çamurlu yollarında hiç geçmemiş. Geçseydi eğer kendisinin belediye başkanı olduğunu unutup (ki öyle görünüyor) ?buranın belediyesi uyuyor mu?? derdi. Yeri gelince vatan millet sevgisini vurgulamakta mangalda kül bırakmayan siyasetçilerimiz acaba bu vatan-millet sevgisinin kaymağını yeyip iş başına gelince niye vatanına, milletine bu kadar hor bakıyorlar. Ben açıkçası düşünemiyorum bir insan kendi memleketine karşı nasıl oluyor da bu kadar duyarsızlaşıyor. Bir insan kendi memleketine bu kadar mı düşman olur? Bir belediye başkanı bu kadar mı yabancılaşır kendi halkına? Hiç mi görmez bunca sorunu? Yok başkan eğer yapamıyorsan bırak git! Yeter artık bu halka çektirdiğiniz. Başka memleketleri de gördük. Hiçbirinin belediye başkanı senin gibi değil. Sakın ödenek yok deme! En azından bütün bir kış boyunca kazma kürekle de olsa insan bir kereliğine yollardaki buzları kırar; yollara bir kilo tuz atar. Ama nerde, nasıl olsa bir dönem daha böyle yapmıştın ve halk seni yine seçti. Yine yaparsın tekrar seçilirsin. Diyorsun....  (üç noktayı isteyen dilediği gibi doldursun)

 

 

                                                                  devrimavsar_@hotmail.com

                                                                         

 

  Arkadaşıma gönder Yorum Ekle Yazıcıya Uyumlu Göster  


    AYNI KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Modernizm, Kemalizm ve Üniversiteler
Binlerce çalışan gönüllü olacak
Varoluşun Trajedisi ve Mahremiyet
Kuşlarin Laneti
Dünya’nın Karikatürü
Geride Kalan:?
Yaratılış: bilmek mi, inanmak mı?
Umudumuz Amerika !
Oryantalizm, Batı ve Doğu Üçlemesi
Lafla peynir gemisi yürütenler
16. TÜRMOB Olağan Genel Kurulda yapılan konuşma
Seçim sistemi reformu (devam)
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, 146 Yaşında
Korku üretenler kaybetti
Kafkas Üniversitesinde açılış
Prostat Kanseri Tedavisinde: BRAKİTERAPİ
Atatürk’ü doğru anlamak
Göle Lisesi’nden New York Universitesi’ne
Ağam nerden aşar bu Tiflis’in yolu?
İnsan Haklarının Tarihsel Gelişimi
İstanbul'un En İyi İkinci Projesini Ardahanlılar Hazırladı
İstanbul'da Sivil Toplum Kuruluşlarının katıldığı İstanbul'un
06.03.2007
 
Göleliler olmayan hesabı birbirinden sor
AKP sözünü tutmadı
Adalet Bunun neresinde